Evde yoğurt tozundan hazırlanan barlar, ilk günlerde lezzetli ve tatlı bir tadla tüketicisini memnun eder. Ancak birkaç gün geçtikten sonra, aynı barların tadında belirgin bir değişim başlar. Ekşi bir lezzet ortaya çıkar ve orijinal aroması giderek zayıflar. Bu durum, yoğurt tozu barı tadı değişiminin en yaygın sorunudur ve pek çok ev yapımcısını hayal kırıklığına uğratır.
Yoğurt tozunun ekşi hale gelmesinin temel sebebi, rutubettir. Yoğurt tozu, doğal olarak higroskopik bir maddedir; yani havadaki nemi çeker ve kendine bağlar. Barınıza eklediğiniz yoğurt tozunun içerisindeki laktik asit, nem arttıkça daha belirgin hale gelir. Ek olarak, yoğurt tozunda bulunan bakteri kültürleri, uygun nem ve sıcaklık koşullarında fermentasyon işlemini sürdürür. Bu fermentasyon, yoğurt tozunun tadını kademeli olarak ekşitleştiren organik asitlerin üretimini arttırır.
Yağ oksidasyonu da ikinci bir faktördür. Eğer barınızda yoğurt tozunun yanında tereyağı, yağlı kuruyemiş veya coco butter gibi maddeler varsa, bu yağlar hava ve ışığa maruz kaldıklarında oksidasyon geçirirler. Oksidasyon, tadı acı ve ekşi kılabilen çeşitli organik bileşikleri oluşturur. Yoğurt tozunun kendisi de az miktarda yağ içerir ve aynı süreçten etkilenir.
Yoğurt tozu barlarının raf ömrünü uzatmanın ilk adımı, depolama ortamının sıcaklığını kontrol etmektir. Ideal depolama sıcaklığı 15-20 derece arasıdır. Oda sıcaklığında (22-25 derece) saklanan barlar, 3-5 gün içerisinde tadında belirgin değişim gösterirken, soğuk ortamda saklanan barlar 2-3 hafta boyunca kalitelerini koruyabilir. Buzdolabında depolama, yoğurt tozunun nem absorpsiyonunu %60 oranında azaltır.
Sıcaklığın yan ısıra, ortam nemi de kritik bir parametredir. Bağıl nem oranı %40'ın altında tutulması gerekmektedir. Eğer evinizdeki hava rutubet oranı yüksekse (kışın ısıtma yapılan evlerde düşük, yaz aylarında veya kıyı bölgelerinde yüksek), barlarınızı muhakkak kapalı bir kap içerisinde saklamalısınız. Açık hava maruziyeti, yoğurt tozunun nem alımını 5-8 kat artırır.
Yoğurt tozu barlarının en etkili koruma yöntemi, hava almayan (vakum) ortamda depolanmasıdır. Plastik yapışkanlı (zip-lock) torbalar kullanıyorsanız, barları koyarken içerisindeki havayı olabildiğince çıkarın. Boş bir bardağın tabanını torbanın üzerine bastırarak hava çıkartabilirsiniz. Daha profesyonel bir çözüm, gerçek vakum paketleyici cihaz kullanmaktır.
Cam kavanoz seçeneği de çok etkilidir, ancak doğru şekilde kapatılması şarttır. Barları cam kavanoza koyduktan sonra, mercekli kapağın sıkı kapatıldığından emin olun. İlave bir adım olarak, kavanozun içerisine küçük bir silica jel paketi yerleştirebilirsiniz. Silica jel, ortamdaki nemi tutar ve barlarınızın kuruluk seviyesini %30 daha iyi muhafaza eder.
Yağ oksidasyonunun etkisini minimalize etmek için, barlarınızı hazırlarken doğal antioksidanlar ekleyebilirsiniz. Vitamin C tozunun 1/4 çay kaşığı ilavesi, yoğurt tozu barlarının raf ömrünü 1-2 hafta daha uzatır. Aynı oranda vitamin E eklemesi de benzer etki yaratır.
Depolamadan önce, barların yüzeyini kuruluk kontrol etmek için bir başka test yapabilirsiniz: Barı hafifçe bastırıp parmağınızı çekin. Nem izinin kalması, barın henüz yeterince kuru olmadığını gösterir. Böyle durumlarda, barları oda sıcaklığında 4-6 saat daha açık hava ortamında bekletebilirsiniz. Fırının pilot ışığından (40-50 derece civarı) yararlanmak, bu işlemi hızlandırır.
Yoğurt tozundan hazırlanan ev yapımı barları, kontrollü koşullarda depolanırsa 2-4 hafta boyunca başlangıç tadını koruya bilir. Nemli bir ortamda bu süre 3-5 güne düşerken, soğuk ve kuru ortamda 4-6 haftaya çıkabilir. Silica jel, vakum paketleme ve buzdolabı saklama kombinasyonu, uzun vadede barlarınızın kalitesini en iyi şekilde muhafaza eder. Önemli olan, nem ve sıcaklığın ikisini de kontrol etmek ve oksidasyonu minimize etmektir. Başlangıçta bu yöntemleri uygulamak biraz zahmetli görünse de, hazırladığınız atıştırmalıkların lezzetinin korunması için gereklidir.